Büyük Selçuklu Devleti İle Doğu Roma İmparatorluğunu Malazgirt’te Kozlarını Paylaşmaya Götüren Hesaplaşmaya götüren Süreç

Büyük Selçuklu Devleti İle Doğu Roma İmparatorluğunu Malazgirt’te Kozlarını Paylaşmaya Götüren Hesaplaşmaya götüren Süreç

                Büyük Selçuklular için Batı yönünde kendilerini engelleyebilecek üç büyük engel vardı.

 -Anadolu’da Malazgirt kalesi: Selçukluların Ani şehrini fetihten sonra Doğu Roma, küçük Asya’nın savunma hattını geriye Malazgirt kalesine çekmişti. Burasının Türklerce ele geçirilmesi halinde Malatya ve Elazığ’a kadar engelleyici kuvvetli bir askeri garnizonları yoktu. Dolayısıyla Van gölünün güneyinden veya kuzeyinden Anadolu içlerine yürümek isteyen her otorite bu kaleyi aşmak zorundaydı.

-Doğu Roma İmparatorluğu; Türkleri diyar-ı rum dedikleri Anadolu’ya sahip olmakla birlikte siyasi idari, askeri ve ekonomik birbirleriyle ilişkili büyük zaaflar içindeydi. İç asayiş ve huzurdan yoksundu. Ancak mülkün hâkimi olarak Anadolu’ya Aras ırmağı tarafından giren, siyasi bir yapı kurmamakla birlikte seyyar hızlı ve etkin hareket yapısıyla hantal Roma kuvvetlerinin bir türlü ele geçiremediği Türkler karşısında imparatorluğun bel bağladığı Diyojen doğu yönünde sonuncusu Malazgirt savaşı olarak kayıtlara geçen üç askeri harekât gerçekleştirir. İlkinde ki yıl 1068’dir,  Kayseri-Sivas-Malatya üzerinden Suriye’ye iner ve Menbiç kalesine kadar uzanır. Ancak aradığı Türk süvarileri bu sırada Niksar’ın içinde bulunduğu Kelkit vadisi boyunca faaliyettedirler. Ertesi yıl ise Sivas-Elazığ hattına yönelen Roma ordusu yine eli boş ama sinirleri gergin geri döner. Çünkü Türkler Konya’ya kadar yanaşıp şehri kuşatmışlar; geçimlik yağma akınlarından gayet mutlu dönmüşlerdir. Türk akınları aynı zamanda kamuoyu direncini kırmakta, ele geçirilemez ve yeri tahmin edilemez niteliklerine ek yetkinlikleri ile de savunma merkezlerini yıpratmaktadırlar. İmparator boşa çıkan iki hamlesinden sonra muhaliflerini susturmak için de mutlaka Türk problemini çözme zorunluluğu içinde kalır. Öyleki hedefi sadece Anadolu ile sınırlı değildir İran’a kadar uzanıp meseleyi kökünden halletmeyi düşündüğünü, Selçuklu elçisine verdiği

       “Selçuklularla barışı Rey’de yapacağım. Ordumu Isfahan’da kışlatıp atlarımı da Hemedan’da sulayacağım”,  cevabıyla açığa vurur.

    Özetle Büyük Selçuklu yönetimi başından beri yaşadığı Türk boylarına yurt bulma zorunluluğuna idarenin başını ağrıtabilecek bağımsızlıklarına düşkün güçlü beyleri hep Doğu Roma yönünde batıya sevk edegelmektedir. Eğer devlet İran sahasında huzur bulmak istiyorsa uçtaki diyar-rum’un egemenine diz çöktürmesi gerektiğini iyi bilmektedir. Tabi olayın bir de dini boyutunu, formüle ekleyebiliriz ancak o gülerde İslam dünyasındaki en büyük fitne kaynağı Şii Fatımileri radarına koymuş olan Büyük Selçuklu yönetimi içi öncelik ayrılık ve huzursuzluk kaynağı, siyasi istikrarsızlık nedeni, en önemli kan dökme sebebi Şiilik akımının kökünü kazımaktır.

-Mısır Filistin ve Suriye topraklarına egemeni Şii Fatımiler; İslam dünyasındaki birliğin en büyük tehdit unsuru ve Sünni hilafetin düşmanı Şii Fatımilerin yarattığı tehlikeyi yok etmek Selçukluların dış politika ajandasının birinci ve öncelikli konusuydu. Öte yandan Şii Fatımi başta Büveyhoğulları gibi Şiiliği yaymayı temel gaye edinmiş güçlerin, Selçuklular ve Abbasi Hilafeti üzerinde yarattığı ölümcül tehdit durumu da zaten aynı konu üzerine odaklanmayı mecbur kılıyordu. Bu tehdit nedeniyledir ki Abbasi halifesi sultan Tuğrul’u Bağdat’a davet etmiş; Tuğrul Bey kurulan işbirliğine ve hilafeti savunmaya dayalı siyasal ilişkiyi güçlendirmek üzere halifenin kızı ile evlenme hamlesini gerçekleştirmiştir.

  Fatımiler ise sünni Abbasi halifeliği-Büyük Selçuklu ittifakına karşı hamle olarak Selçukluların iç işlerine müdahale ile düşmanını zahmetsizce ve en zayıf yerinden vurmaya yeltenir. Selçuk ailesinin üyelerinden Melik İbrahim Yinal ‘i  sultan Tuğrul’a karşı taht iddiasıyla kışkırtır ve destekler. Melik İbrahim, Tuğrul’un amcası Yusuf’un oğlu olup iddiasının kaynağı “devlet ailenin ortak malıdır”, ben de senden daha çok tahtta hak sahibiyim iddiasıdır. Fatımilerin ikinci hamlesi ise şii Aslan Besasiri’yi destekleyip Bağdat’ı işgal ettirmesidir.

Tuğrul’un 1063’te zamansız ölümü sonrası tahta geçen Alpaslan amcasının siyasetini kaldığı yerden devam ettirir. Hatta daha Melikliğinde bu yola revan olmuştur. Erciş’in ardından 1054 yılında Malazgirt kalesini düşürür ve ilerleyerek Urfa’ya kadar ilerler. Hedefi Suriye’de Kudüs Filistin ve son nokta Mısır’dır. Halep hâkimi Selçuklu egemenliğini kabul eder, Şam’a yürür ama bu noktada Doğu Roma imparatorunun ordusuyla yeni bir Türk seferine çıktığını ve üzerine geldiğini öğrenir

Büyük Selçuklu soy kütüğü

Büyük Selçuklu Soy kütüğü

 

Malazgirt öncesi tarafların izlediği yol haritası

Savaş öncesi izlenilen yol haritası

      Şii Fatımilere yönelik Suriye seferini iptal edip hızla Musul üzerinden Azerbaycan’a Hoy kentine geri döner. Bir yandan da yaydığı yanıltıcı haberlerle Roma imparatoruna “Sultan İran’ın içlerine kaçtı” türünde sahte bilgiler yayar ki hedefi düşmanının yeri ve konumunu öğrenmesini engellemektir.

                Anlaşılmaktadır ki Roma imparatorluğunu bertaraf etmeden Şii Fatımi ateşini söndürmek mümkün olmayacaktır.

Bizans ordugahının bulunduğu Kız köprüsü mevkiinden malazgirt ovası ve süphan dağı

 (Fotoğraf:  Bizans ordugâhının bulunduğu Kız köprüsü mevkiinden Malazgirt ovası ve Süphan dağı

                İşte bu süreç tarafları 1071 senesinde Malazgirt ovasında hesaplaşmaya taşır. Savaş öncesi Romanos Diyojen Malazgirt kalesini ele geçirmeyi başarır ama uzaktan düz bir ova gibi görünmesinde alçak tepeliklerle kaplı Süphan dağı eteklerinde Türk hakanının burnunun dibine kadar sokulduğundan haberdar değildir. Yanlış istihbarat ve topografya imparatora acı bir sürpriz hazırlamaktadır.

  Kaynakça:

Malazgirt öncesi tarafların izlediği yol haritası

Bizans ordugâhının bulunduğu Kız köprüsü mevkiinden Malazgirt ovası ve süphan dağı

https://aktuela rkeoloji.com.tr/kategori/arkeoloji/turklere-anadolu-nun-kapilarini-acan-savas-malazgirt

Büyük Selçuklu soy kütüğü

https://www.facebook.com/photo/?fbid=1181020378701020&set=pcb.1181020662034325&locale=af_ZA

Büyük Selçuklu Devleti Anadolu Serüveni Başlıyor, UĞURLUEL Talha. Timaş Yayınları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir