Hakkımda
Hakkımda
Merhaba
Meslek hayatına tarih öğretmeni olarak başlamış sonrasında yıllarca "öğretmen miyim idareci mi" sorusunu kendi dünyasında sorgulamış; nihayetinde "Evet ben tarih öğretmeniyim" cevabında karar kılmış bir muallimin sayfasındasınız.
Bu muallim kendisini az buçuk tarih öğretmeni olarak vasıflandırmakta. Zira tarih, çok boyutlu, derin, gizemli ve her an sil baştan dedirtecek bir alan. Hal böyle olunca da tarihi bilme, az buçuktan öteye gidemiyor.
Sultan II. Abdülhamit devrinde maarif sistemimizin temel gövdesini, ana yapısını medreseler teşkil etmekte hâlâ. Mektep, o günlerde yeni yeni kullanılmaya başlanmış bir tabir. Daha çok İstanbul´da, sefarethanelerin sağında solunda açılmış olan, sefarethanelerin kanadı altında faaliyet gösteren bu mektepler, Maarif Nazırı Emrullah Efendi´nin de çok başını ağrıtmış. Adamcağızın şikâyeti, mekteplerin, daima örtülü emeller taşıyan yabancı devlet elçiliklerinin himayesi ve desteğinde bulunması çok ayrı bir gruplara ait olması. Haliyle dürüstçe bir eğitim öğretim dışında her sahada at koşturan mekteplere bir dokundun mu ses sefaretlerden geliyor. Müdahale bir anda uluslararası diplomasi sorununa dönüşüveriyor. Nihayet muhterem bunalmış olmalı ki dayanamıyor. "Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim´ sözünü sarf ediyor.
Acizane son 7-8 senedir, uzaktan öğretim merkezli materyal oluşturma kulvarında yol almaktayız. Her ne kadar öğrencilerimizi tanımıyor olsak ta sayılarının on binlere varan kitleler olduğu gerçeği bizi daha dikkatli kıldı. Haliyle akademik kaynak ve eserlerle çok daha sıkı fıkı yarenlik eder olduk. Okurken öğrendiğimiz, öğrenirken şaşırdığımız, başkaları da bilmeli diye yargı cümlesi kurduğumuz tarih adına ne varsa paylaşmak, yazmak ve meraklılarıyla buluşturmak istedik. İstedik derken itiraf edelim bu konuda sürekli "haydi abi bu kadar emek, bilgi, çaba boşa gitmesin öğretmenlik te bunu gerekli kılmaz mı zaten" şeklinde bizi yüreklendiren aziz bir dostuma da bir teşekkür etmem şart. Umarım zaman içinde başaklar gibi doldukça olgunlaşan, ziyaretçilerini kendisine kapı komşusu yapan konumlara geliriz.
Neden yazıyorum?
36 yıla ulaşmış mesleki tecrübe; Yeni kaynaklarla beslenen bir kütüphane desteğinde her konu olay ya da olguyu açık anlaşılır objektif şekilde memleket yararı gözeterek ele alma gayretkeşliği; bilinenleri değil bilinmeyenleri açığa çıkartma niyeti; Okuyucuda okurken heyecan ilgi duygu uyandıran, o zamana taşıyan tarzda bir ifade ile konuları ele alma arzusu, görsel materyalleri en az yazılı belgeler kadar önemseme; yavan anlatımlar yerine yaşatan hissettiren empati kurduran açıklamalar.